uçan film

Hakkında   

film uçar, yazı kalır.

Anatomy of a Murder (1959)
Sanıyorum benim gibi hiç anlamayan birisi için bile hukuk dersi olabilecek kadar detaylı işlenmiş bir müvekkil savunma filmi. Çoğunlukla tek mekanda geçiyor ama asla sıkmıyor.
Karısına tecavüz ettiği gerekçesiyle bir barmeni vuran teğmenin yargılanma sürecine tanıklık ediyoruz. Mahkeme salonunda bir savunma makamından yana, bir savcılıktan yana oluyoruz. Bu sayede izleyiciyi sıkmadan izlettiriyor kendini.
Sanıyorum senaryo bir roman uyarlaması, ve bu durumda hem yazar hem yönetmenin sağlam bi-iki hukukçu arkadaşı olsa gerek.
Ve ayrıca filmin müziklerini Duke Ellington yapmış (bi sahnede piano çalıyor hem). Dönemin caz müzikleri de dahil edersek güzel film oluyor haliyle.

Anatomy of a Murder (1959)

Sanıyorum benim gibi hiç anlamayan birisi için bile hukuk dersi olabilecek kadar detaylı işlenmiş bir müvekkil savunma filmi. Çoğunlukla tek mekanda geçiyor ama asla sıkmıyor.

Karısına tecavüz ettiği gerekçesiyle bir barmeni vuran teğmenin yargılanma sürecine tanıklık ediyoruz. Mahkeme salonunda bir savunma makamından yana, bir savcılıktan yana oluyoruz. Bu sayede izleyiciyi sıkmadan izlettiriyor kendini.

Sanıyorum senaryo bir roman uyarlaması, ve bu durumda hem yazar hem yönetmenin sağlam bi-iki hukukçu arkadaşı olsa gerek.

Ve ayrıca filmin müziklerini Duke Ellington yapmış (bi sahnede piano çalıyor hem). Dönemin caz müzikleri de dahil edersek güzel film oluyor haliyle.

— 5 notla 5 saat önce
#criterion 
The Deer Hunter (1978)
16/10Efsane uzun bir film olduğundan bu da yıllardır izlenmeyi bekliyordu.Nihayet izleyebilecek zamanım oldu. O ne uzun düğün sahnesiydi abi. :(De Niro’nun De Niro olduğu dönemmiş. Bu afişini seçtim bilerek. O sahnede kariyerinin en iyi anlarından birisini canlandırmıştır herhalde (bir benzeri de Taxi Driver’da var, evet). Savaşın bünyede bıraktığı etkileri, insanlara yaşattığı değişimi çok iyi gözlemleyen bir film.O değil de, Rus asıllı olmalarına rağmen öncephede savaşacak kadar Amerikalı olmuşlar ya adamlar, gerçek toplum mühendisliği bu olsa gerek.

The Deer Hunter (1978)

16/10
Efsane uzun bir film olduğundan bu da yıllardır izlenmeyi bekliyordu.
Nihayet izleyebilecek zamanım oldu. O ne uzun düğün sahnesiydi abi. :(

De Niro’nun De Niro olduğu dönemmiş. Bu afişini seçtim bilerek. O sahnede kariyerinin en iyi anlarından birisini canlandırmıştır herhalde (bir benzeri de Taxi Driver’da var, evet). Savaşın bünyede bıraktığı etkileri, insanlara yaşattığı değişimi çok iyi gözlemleyen bir film.

O değil de, Rus asıllı olmalarına rağmen öncephede savaşacak kadar Amerikalı olmuşlar ya adamlar, gerçek toplum mühendisliği bu olsa gerek.

— 4 notla 6 saat önce
Entre les murs (2008)
Paris’in varoşlarında çeşitli uyruklu öğrencilerden oluşan bir sınıf ve bir Fransızca öğretmeninin hikayesini konu alıyor. Ama farklı kültür ve sosyo-ekonomik düzeylerden gelen bu öğrencilere ders anlatmak çoğu zaman kolay olmuyor.
Film boyunca öğretmenin yerinde ben olsam ne yapardım diye düşünmeden de edemedim (aslında benim de öğretmenlik diplomam var ama… ). Yani çok civcivli bir sınıf da değil aslında. Cebinde çakı ile gezen, sigara içen tipler yok. Ama yine de öğretmenliğin aslında zor bir meslek olduğunu gösteriyor.
Gerek okulun diğer öğretmenleri ile yapılan toplantılar, gerek arada veliler ile yapılan görüşmeler de filmin anlatımına derinlik katmış. Eh zaten Cannes’da Altın Palmiyeyi almış.Ne diyeyim ben daha.

Entre les murs (2008)

Paris’in varoşlarında çeşitli uyruklu öğrencilerden oluşan bir sınıf ve bir Fransızca öğretmeninin hikayesini konu alıyor. Ama farklı kültür ve sosyo-ekonomik düzeylerden gelen bu öğrencilere ders anlatmak çoğu zaman kolay olmuyor.

Film boyunca öğretmenin yerinde ben olsam ne yapardım diye düşünmeden de edemedim (aslında benim de öğretmenlik diplomam var ama… ). Yani çok civcivli bir sınıf da değil aslında. Cebinde çakı ile gezen, sigara içen tipler yok. Ama yine de öğretmenliğin aslında zor bir meslek olduğunu gösteriyor.

Gerek okulun diğer öğretmenleri ile yapılan toplantılar, gerek arada veliler ile yapılan görüşmeler de filmin anlatımına derinlik katmış. Eh zaten Cannes’da Altın Palmiyeyi almış.Ne diyeyim ben daha.

— 8 notla 6 gün önce
#cannes